Hoşgeldiniz

Bölümlerimiz

Laboratuvarlar

Parkmed Kadrosu

Aşılar

Anket

Polikliniğimizin hizmetlerinden memnun musunuz?
 

İstatistikler

mod_vvisit_counterBugün154
mod_vvisit_counterDün150
mod_vvisit_counterBu Hafta448
mod_vvisit_counterBu Ay3265
mod_vvisit_counterToplam60209
Şu anda 3 konuk çevrimiçi

news flash
 
Please update your Flash Player to view content.

Diyabet Haftası

 

Uluslar arası Diyabet Federasyonu’nun verilerine göre dünyada 200 milyona yakın diyabetli bulunmaktadır. Bu sayının 2025 yılında kötü beslenme ve sedanter yaşam nedeniyle 336 milyona ulaşacağı düşünülüyor. Yapılan çalışmalarda ülkemizde 2 milyon 850 bin diyabetli olduğu ve yaklaşık 2 milyon 650 bin kişinin de ileriki yıllarda diyabetli olacağı tahmin ediliyor.

 

 14-21 KASIM DİYABET HAFTASI

Her yıl 14 Kasım’da kutlanmakta olan Dünya Diyabet Günü, diyabetle mücadelede en önde gelen farkındalık kampanyasıdır. Bu kampanya, tüm dünyada giderek yükselmekte olan diyabet insidansının önemli bir endişe kaynağı halini alması üzerine, Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1991 yılında başlatılmış olup, tarih olarak insulini bulan iki bilim insanından biri olan Frederick Banting’in doğum günü seçilmiştir. 20 Aralık 2006 günü 61/225 sayılı BM toplantısında bir karar alındı: “Diyabet kronik, sakat bırakıcı, major komplikasyonlarla birlikte seyreden pahalı bir hastalıktır. Alınan karar uyarınca 14 Kasım 2007’de başlamak üzere Birleşmiş Milletler’in üye ülkelerinde kutlanacaktır.” Böylelikle ilk defa Sıtma, Verem ve HIV gibi diyabet de halk sağlığını etkileyen ciddi bir salgın hastalık olarak tanımlanmıştır. Bu kararla aynı zamanda üye ülkelerin diyabet prevalansını önleyici tedavi için çaba göstermeleri ve aynı zamanda etkin tedavi için girişimlerde bulunmaları tavsiye edilmektedir.

Diyabet, insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki defektler nedeniyle organizmanın karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yeterince yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik bir metabolizma hastalığıdır. Şeker hastalarında gözler, böbrekler, kalp, küçük, büyük damarlar ve sinirler etkilenir. Gelişmiş ülkelerde körlüğün, böbrek yetmezliğinin ve ayak kesilmelerin en önemli nedenidir. Şeker hastalarında hem kadınlarda hem erkekler de iskemik kalp hastalıkları ve felç daha sık görülür.

Diyabetin semptomları çok su içme, sık idrara çıkma, iştah artışı veya iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, ağız kuruluğu ve gece uykudan uyanıp idrara çıkmadır. Daha az olarak diyabet hastalarında bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, inatçı enfeksiyonlar, tekrarlayan mantar enfeksiyonları ve kaşıntı görülebilir. %30-40 şeker hastasının başlangıçta hiçbir belirtisi olmayacağı, şeker hastalığının tesadüfen tespit edilebileceği hatırlanmalıdır.

Obez veya kilolu (BKİ>25 kg/m2) ve özelikle santral obezitesi (bel çevresi kadında>88 cm, erkekte >102 cm) olan kişilerde, 45 yaşından itibaren, 3 yılda bir, tercihen açlık kan şekeri ile diyabet taraması yapılmalıdır. Ayrıca BKİ> 25 kg/m2 olan kişilerin, aşağıdaki risk gruplarından birine mensup olmaları halinde, daha genç yaşlardan itibaren ve daha sık araştırmaları gerekir.

1. Birinci derece yakınlarında diyabet bulunan kişiler
2. Diyabet prevalansı yüksek etnik gruplara mensup kişiler
3. İri bebek doğuran veya daha önce gebelik diyabeti tanısı almış kadınlar
4. Hipertansif bireyler
5. Hiperlipidemisi olanlar (HDL-kollesterol 250 mg/dl)
6. Daha önce bozulmuş açlık şekeri (açlık kan şekeri 100-125 mg/dl arasında olanlar) veya bozulmuş glukoz toleransı olanlar (şeker yükleme testinde iki şeker değerinde yükseklik olanlar)
7. Polikistik over sendromu olan kadınlar
8. İnsülin direnci ile ilgili klinik hastalığı veya bulguları bulunan kişiler
9. Koroner, periferik veya beyinde damarsal hastalığı olanlar
10. Düşük doğum tartılı doğan kişiler
11. Sedanter yaşam süren veya fizik aktivitesi düşük olan kişiler
12. Doymuş yağlardan zengin ve posa miktarı düşük beslenme alışkanlıkları olanlar
13. Şizofreni hastaları ve atipik antipsikotik ilaç kullanan kişiler

Normal açlık kan şekeri 70-100 mg/dl arasındadır. Açlık kan şekeri 100-125 mg/dl arasında saptanan bireylere şeker yükleme testi yapılmalıdır. Açlık kan şekeri 126 mg/dl ve üzerinde ve/veya şeker yükleme testinde 2. saat değeri 200 mg/dl ve üzerinde olan kişiler aşikar diyabet tanısı alır.

Diyabetin başlıca tedavisi diyabet konusunda eğitim, uygun beslenme, düzenli egzersiz ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişiklikleridir. İlaç ve insülin uygulamaları tedavideki daha sonraki basamaktır. Şeker hastalığının tedavisinin amacı kan şekerini normale yakın tutarak komplikasyonların gelişmesini önlemektir. Komplikasyonların önlenmesinde kan şekerinin kontrol altına alınmasının yanı sıra kan basıncı ve kan yağlarını da kontrol altında olması önemlidir. Şeker hastalığı ne kadar erken dönemde kontrol altına alınırsa komplikasyonlarının görülme sıklığı yüzde 60 oranında azalır. Aynı şekilde komplikasyonlar erken dönemde yakalanmışsa son evreye erişmeleri de aynı oranda azalır. Bu nedenle şeker hastalığında erken ve etkin tedavi önemlidir.

Diyabet hastaları 3-6 ayda bir doktora başvurarak kontrollerini yaptırmalıdır. Açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri ve hemoglobin A1c değerleri 3-6 ayda bir izlemelidir. Açlık yağ profili, idrarda mikroalbümin, böbrek fonksiyon testleri, TSH, EKG yıllık olarak tekrarlanmalıdır. Yine göz dibi muayenesi yıllık olarak yapılmalıdır. Kan basıncı değerleri sık sık kontrol edilmelidir. Ayak bakımına ve muayenesine önem verilmelidir.

Dr. İrem ALTUNOLUK
Aile Hekimi

 

Bu yazı 409 kez görüntülenmiş..
 

top