Hoşgeldiniz

Bölümlerimiz

Laboratuvarlar

Parkmed Kadrosu

Aşılar

Anket

Polikliniğimizin hizmetlerinden memnun musunuz?
 

İstatistikler

mod_vvisit_counterBugün152
mod_vvisit_counterDün150
mod_vvisit_counterBu Hafta446
mod_vvisit_counterBu Ay3263
mod_vvisit_counterToplam60206
Şu anda 3 konuk çevrimiçi

news flash
 
Please update your Flash Player to view content.

Kalp Krizi

Kalp krizi, kalbi besleyen koroner arterlerdeki ani tıkanma sonucu oluşan kalp kası hasarını ifade eder.

Ani koroner tıkanma genellikle kalp kasını enerji açısından savunmasız yakaladığından tıkanan koroner arterin beslediği kalp kasında çoğu zaman geri dönüşümsüz hasarla sonuçlanabilir.
Bu olay kalp krizi veya tıbbi tabirle miyokart enfarktüsü olarak adlandırılır.


Toplumda sık gözlenen bir hastalık mıdır?


Kalp krizini de içine alan koroner arter hastalıkları tüm dünyada ve ülkemizde toplumun en önemli ölüm nedenidir. Türkiye’de her yıl 207.000 kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Bu her 2,5 dakikada 1 kişinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına gelmektedir.

Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir?

Kalp krizinin en tipik ve sık belirtisi göğüs ağrısıdır. Kalp krizine bağlı göğüs ağrısı sıklıkla göğüsün ön kısmında başlar ve dakikalar içinde şiddetlenir ve maksimal düzeye ulaşır. Bu his genellikle ağrı şeklinde olmakla beraber, bazen göğüs üzerinde baskı, ezilme, yanma veya nefes darlığı olarak tariflenebilir.
En sık tariflenen kriz ağrısı göğüs ön duvarından başlar, dakikalar geçtikçe çeneye, boğaza, omuzlara, kollara (genelde sol taraf) bazen de sırta yayılır. Ağrıya çoğunlukla bulantı, terleme ve ölüm korkusu gibi belirtiler eşlik eder. Ağrı, hareketle, nefes almakla, konuşmakla, öksürmekle değişmez.
Kalp krizi ağrıları ise en 20–30 dk devam eder ve genellikle dinlenmeyle geçmez.
Kalp krizi göğüs ağrısının dışında bulantı, kusma, karın üst bölgesinde ağrı, bilinç kaybı ve kalp durması olarak belirti verebilir.

 


Kalp krizini önlemek….

Yukarıda bahsedilen kalp krizinin de içinde olduğu koroner arter hastalıklarında üç husus çok önemlidir.
Birincisi; koroner arter hastalığı oluşumunu önlemek,
İkincisi; başlamış koroner arter hastalığını erken tespit etmek ve hastalığın farkında olmak,
Üçüncüsü ise özellikle kalp krizi esnasında damar açıcı tedavinin ilk bir saat içinde uygulanabilmesi için en kısa sürede hastaneye ulaşmaktır.

Kimler koroner kalp hastalığına daha yatkındır?

Koroner arter hastalığı oluşumunu kolaylaştıran veya hastalığın ilerlemesini hızlandıran ve etkileri kanıtlanmış bazı major risk faktörleri vardır. Bu risk faktörlerinden bazıları değiştirilebilirken bazıları değiştirilemez.
Değiştirilemeyen risk faktörleri; yaşlanma, erkek cinsiyet, ailesel yatkınlıktır.
Değiştirilebilen veya tama yakın kontrol edilebilen risk faktörleri ise sigara içmek, kolestrol yüksekliği, yüksek tansiyon ve şeker hastalığıdır.
Bunun yanında obesite, fiziksel hareket azlığı, dengesiz beslenme de kalp damar hastalığına zemin hazırlayabilir.

Kalp damar hastalığını önlemek elimizde mi?


Unutmayalım ki bir kişinin kalp damar hastalığına ailesel yatkınlığı varsa bunu değiştiremez ancak sigara içmemek, sağlıklı beslenmek, düzenli spor yapmak varsa yüksek tansiyonu kontrol altına almak kendi elindedir.

Ne yapmalı?

Diğer taraftan mevcut kalp damar hastalığını önceden fark edip kalp krizine dönüşmeden önlemini almak çok önemlidir. Bunun için özellikle yatkınlığı olan veya risk faktörleri olan bireylerin düzenli olarak kardiyolojik muayene ve hekimin öngördüğü bazı laboratuar (kan şekeri, kolestrol…)  ve kardiyak testlerden (ekokardiyografi, efor testi…) geçmesi çok önemlidir. 

Bu yazı 1322 kez görüntülenmiş..
 

top